09 Ağustos 2020 Pazar

MEHMET AKİF İNAN, 20. YILINDA ANILDI

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'ın, vefatının 20'nci yıldönümü münasebetiyle Memur-Sen Muş İl Başkanlığı tarafından anma programı düzenlendi.

07 Ocak 2020 Salı 18:59
MEHMET AKİF İNAN, 20. YILINDA ANILDI
Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan'ın, vefatının 20'nci yıldönümü münasebetiyle Memur-Sen Muş İl Başkanlığı tarafından anma programı düzenlendi.

Sendika binasında düzenlenen anma programına sendika üyelerinin yanı sıra, Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Bursal da katıldı. Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan anma programında 'Mehmet Akif İnan ve Sendikacılık' konulu panel düzenlendi. Prof. Dr. Ercan Bursal'ın moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Memur-Sen İl Başkanı Mahir Barışan, Kudüs Şairi Mehmet Akif İnan'ı cesaret ve zarafet abidesi olarak tanımladı ve O'nu asla unutmayacaklarını söyledi. Mehmet Akif İnan'ı rahmet, hürmet ve özlemle andıklarını ifade eden Başkan Mahir Barışan, "Eğitim-Bir Sen’in ve Memur-Sen’in Kurucu Genel Başkanı, milli-manevi değerlere sevdalı, fikir ve hareket adamı, şair, yazar olarak yedi güzel adamdan biri, yaşadığı dönemde çevresindeki insanların dostu, arkadaşı, ağabeyi veya öğretmeni, asla vazgeçmeyerek bir ömür mücadelesini verdiği idealleri, bilgisi, kültürü, hatipliği, heyecanı, öfkesi, örgütçülüğü, eylemciliği ile tam bir dava adamı, bütün bu özelliklerini kattığı sendikacılığa, bir yeni üslup kazandıran müstesna insan Mehmet Akif İnan’ı, vefatının 20. doğumunun 80. yılında rahmet, hürmet ve özlemle anıyoruz" dedi.
'TEK PARTİ DÖNEMLERİNİN BASKILARINA TANIK OLARAK HAYATI VE DÜNYAYI İDRAK ETMEYE BAŞLAMIŞTIR'
Merhum Mehmet Akif İnan'ın yaşadığı zorluklara değinen Başkan Barışan sözlerini şöyle sürdürdü, "Daha çocukken, ‘devrim’, ‘çağdaşlaşma’, ‘batılılaşma’ adına dilden müziğe, gelenekten yaşantıya kadar yerli ve milli olan her şeyin ayaklar altına alınarak yok edilmek istenmesine, ezanın Türkçe okutulduğu, Kur’an öğreniminin yasaklandığı, belli kıyafetlerin dayatıldığı, nerdeyse ‘Allah’ demenin bile suç sayılıp baskı gördüğü o tek parti dönemlerinin baskılarına tanık olarak hayatı ve dünyayı idrak etmeye başlamıştır. Ardından 60 cuntası, Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesi, 70 muhtırası ve 12 Eylül darbesinin öncesi ve sonrasında ideolojik bölünmelerin azgınlaştırdığı anarşi, terör, işkence ve idamlar, gençliğinden olgunluğunu yaşadığı döneme kadar kendisini derinden etkilemiştir. Sosyal, sanatsal ve fikri hayatı, yıllar boyu tanık olduğu veya birebir yaşadığı bu, zor dönemde şekillenmiştir. Ailesinden aldığı köklü terbiye ve derin maneviyatı, mütecessis bir zihin ve duyarlı bir zekâyla okuyup araştırarak daha da temellendirerek, şiir, yazı ve konuşmalarında kurtuluşun köklerimize, medeniyet kaynak ve iklimimize dönmekte olduğunu kavramış, haykırmıştır. Bütün bir Türkiye’ye özellikle de gençliğe, batılı odak ve dış mahfillerin sağ sol kutuplaşmasıyla bizi birbirimize düşman kılan ideolojik kamplaşmalardan silkinip sıyrılarak kök değerlerimize, tarihimize dönüp orada bir millet ve bir ümmet olduğumuzun şuuruna varmamızın çağrısını yapmıştır."
'MÜNEVVER VE LİDER OLARAK, ADETA YENİ BİR KURTULUŞ HAREKETİNİN ÖNCÜSÜDÜR'
"Kendi düşüncesiyle kaynaştırdığı medeniyet değerlerimizin eksenini İslâm oluşturur" diyen Barışan şöyle konuştu, "Bunun yanında millet, ülke, devlet, hak, hukuk, emek, inanç, ümmet, maneviyat, özgürlük, irfan kavgasını verdiği davasının dayandığı en belirgin değerler, kavramlardır. Ülkemizde batılılaşma, çağdaşlaşma adına sürdürülen bütün dayatmaların asıl ve emperyal amacı, bizi, varlığımıza anlam ve amaç kazandıran bu değerlerden uzaklaştırmak, mümkünse utanır hale getirmektir. İnan’a göre bu aşağılık yabancılaşmanın taşeronları da sözüm ona ülkeyi karanlıktan çıkarması gereken aydınlar ve siyasiler olacaktır. Bütün fikir ve hareket imkânıyla bu şuursuz gidişin karşısına çıkacak, geniş bir bakışla yapay bölünme ve sınırlamaları aşarak millet olma şuuru etrafında insanımıza özellikle de önce gençlerimize, sonra aydınlarımıza çağrıda bulunacak, bu maksatla bir yandan şiirler, günlük yazılar yazarken diğer yandan en ücra köşelerine kadar yurdun bütün illerinde ve birçok ilçesinde konferanslar verecektir. Esasen Âkif İnan yazarlığı, hatipliği, öğretmenliği, köklü tarihî, fikrî, sanatsal kavrayışı, yabancılaşmayla ve vesayet düzeni ile hesaplaşması, eylemci yönü, son olarak da bütün bunları mezcettiği sendikal faaliyeti ile sorumlu, sahici bir münevver ve lider olarak, adeta yeni bir kurtuluş hareketinin öncüsüdür. Gündelik, aktüel meselelere takılmayıp uzak hedefler edinmiş, hedeflerine giden yolda son derece programlı, fedakâr, cesur çalışmış. Daha 20’li yaşlarda, yazarı ve yöneticisi olduğu Hilâl Dergisinin 1964 yılı Ocak sayısında: “Biz her zaman hakkımızı kendi başımıza tahsil edebilecek kudrette bulunmaya mecburuz” diye yazarak, mücadeleci kişiliğinin açık işaretini vermiştir. Sendikal alanda emek ve özgürlük mücadelesini, kendi kültür, insan ve medeniyet değerlerimize uyumsuz olmayan bir amaç ve içerikle başarmak da onun ileri hedeflere odaklanan programı içindedir. Rasim Özdenören, Eğitim-Bir ile sendikal mücadelenin başlatılacağı zaman İnan’ın yakın dostları olarak, sendikacılığı Akif’ten daha iyi yapacak ikinci bir kişiyi bulmanın zor olduğunu değerlendirirler."
MEHMET AKİF İNAN VE SENDİKACILIK
Mehmet Akif İnan'ın, kısıtlı imkanlarla Eğitim-Bir-Sen'i kurduğunu hatırlatan Barışan konuşmasında şu ifadeleri kullandı, "Kamu sendikacılığı örgütlenmesi, özellikle o yıllar, henüz kamu sendikacılığı yasası olmadığından çok zordur, zahmetlidir. Ayrıca, Akif İnan’a yakın çevrelerin çoğu yabancı, yadırganan hatta gereksiz addedilen bir alan olarak görmektedir. En zaruri çalışmalar için yer sıkıntısı vardır. Eğitimciler Birliği Sendikasının yönetim merkezi, bir dairenin yarısıdır. Salonda Genel Başkanın kullandığı bir masa ile Genel Yönetim Kurulu üyelerinin çalıştıkları diğer bir masa vardır. Daracık bir odada ise sekretarya çalışmaktadır. Küçükçe mekanik bir daktilo, birkaç sandalye, bir çelik dolap ve gayri resmi demirbaşları teşkil eder. Sonra en önemli maddi imkân olan pata yok denecek kadar azdır. Bu durumda başta Akif İnan olmak üzere ilk kurucu üyeler büyük fedakârlıklar gösterirler. Âkif İnan, bütün bu sıkıntı ve zorluklara güçlü bir umudun canlı bir şekilde hayata geçtiğini gördüğü için dayanmıştır. Bu ümitle ihmal etmek zorunda kaldığı entelektüel faaliyetlerini yine de elinden geldiğince aksatmamaya gayret etmiştir. Sendikayı toplumu değiştirecek, dönüştürecek büyük bir imkân olarak değerlendirmiştir. “Bu sendikal mücadele ile başarıya ulaşılacağına inanmasam bu kadar meşakkate katlanmam, çekilir bir köşeye yazar, çizer ve rahat bir hayat sürerim" demiştir."
'O'NUN SENDİKACILIK ANLAYIŞINA BUGÜN BİLE BİRÇOK SENDİKACI ERİŞEBİLMİŞ DEĞİLDİR"
Akif İnan’ın sendikacılık anlayışına bugün bile birçok sendikacının erişemediğini ifade eden Barışan, "Evvela o, sendikacılık kanununun toplu sözleşme ve grev hakkı içermesini, aksi takdirde eksik ve yanlış bir iş yapılmış olacağını, bununsa bir oyalama olacağını memurların da beklentilerine cevap vermeyeceğini ifade etmiştir. Onun sendikacılığı bu içerik ve kapsamda değerlendirdiği dönemden on yıllar sonra toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçişi bile kamu sendikacılığı için gerekli görmeyen bir zihniyet, aynı kafayla hâlâ sendikacılık oyunu oynayabilmektedir. Âkif İnan, sendikayı toplumsal duyarlığın, birlik ve bütünlüğün teşekkül ettiği kuşatıcı, kucaklayıcı bir üst kimlik, bir üst çatı olarak düşünür. İdeolojik savrulmalar içinde en uçta kalan insanlar bile dışlanmamalıdır. “Bugün bize, yani millete aykırılığın davasını güdenler, her şeye rağmen bu ülkenin çocuklarıdır” diye düşünür. İnan’ın, olaylara bir millet ve kültür tasavvuruyla baktığı zaviyeden, yapay ayrışmalara dayalı ideolojik tanımlamalar önemini yitirir. Sendika herkesi kucaklamalı belli bir siyasal odağa angaje olmamalıdır. O zamanki adı Eğitim-Bir olan Eğitim-Bir-Sen’in, kendisini tanıtmak için çıkarılan ilk sayı bülteninde Mehmet Âkif İnan, sendikanın iki temel amacını, 1. Eğitim düzenimizin iyileştirilmesi için, sorunlarının özgür bir ortamda tartışılarak bilimsel bir gerçeklik içinde çözüm yollarının bulunması ve uygulama alanına konulması, 2. Üyelerinin ortak ekonomik, sosyal, kültürel, özlük, mesleki hak ve yararlarının geliştirilmesi ve korunması. olarak ifade eder. Eğitim-Bir-Sen, o günden bu yana, bu amaçlar için düşünceler ve pratikler üretmek için gösterdiği yoğun çabayı artırarak sürdürmüştür. Aynı temeller üstünde ve istikamet üzere çalışmalarına devam eden Eğitim-Bir-Sen, Mehmet Akif inan’ın en büyük, en canlı, dinamik eseri olarak baskıya, yasaklara, dayatmaya dayalı her türüyle vesayet düzenleri karşısında özgürlüğün, alın ve akıl terinin, hak ve hukukun, emeğin, bilginin, medeniyet değerlerimizin mücadelesini, yılmadan, yorulmadan vermiş, demokratik iyileşmelerden sosyal, ekonomik haklara kadar neredeyse bütün kazanımlara imza atmıştır. Eğitim-Bir-Sen üzerinde yükseldiği temel ilkelerin bilincinde ve tam bir vefa ile gerçek bir aydın ve sendikacı olarak ülke ve milletimiz adına bir değere dönüşmüş olan M. Akif İnan’ın daha iyi anlaşılması için onun hayattayken yazıp yayınladığı dört kitabıyla birlikte, kitaplaştırmaya ömrünün kâfi gelmediği gazete ve dergi yazılarını ve onu konu alan yazıları bir araya getirerek külliyat olarak yayınlamıştır, yayınlamaya devam ediyor. Cesaret ve zarafet abidesi, öncü dava adamı, Eğittim-Bir-Sen’imizin kurucu Genel Başkanı, ‘Güzel Adam’ M. Akif İnan’ı unutmadık, unutmayacak, kendine ve ömrünü feda ettiği değerlere vefa göstererek yaşatmaya devam edeceğiz. Ruhu şad olsun, Allah mekânını cennet etsin" diye konuştu.
Anma programında ayrıca emekli olan üyeler ile programa katkı sunanlara plaket takdim edildi.
 


Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Muş Manşet olarak belediye seçim anketi yapmalı mıyız?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Muş Manşet Gazetesi - Muş Haber - Yerel Haber - Son Dakika Haberleri - Güncel Haber - Muş Haberleri - Muş - 08 Ağustos 2020 Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV