04 Ağustos 2020 Salı

KOÇYİĞİT’TEN MECLİS BAŞKANLIĞINA DİLEKÇE

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kürtçe dilinin meclis tutanaklarında ‘bilinmeyen dil veya (x)’ şeklinde yazılmasının bir an önce çıkarılması hakkında Meclis Başkanlığına dilekçe verdi

08 Ocak 2020 Çarşamba 19:48
KOÇYİĞİT’TEN MECLİS BAŞKANLIĞINA DİLEKÇE
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kürtçe dilinin meclis tutanaklarında ‘bilinmeyen dil veya (x)’ şeklinde yazılmasının bir an önce çıkarılması hakkında Meclis Başkanlığına dilekçe verdi

Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü ve HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Kürtçenin meclis tutanaklarında ‘bilinmeyen dil veya (x)’ şeklinde yazılmasının bir an önce çıkarılmasını, Mecliste Kürtçe dili üzerindeki sansürün kaldırılarak Türkiye’deki tüm farklı dil ve lehçelerin yaşatılmasını ve korunması için gerekli tedbirleri alması için Meclis Başkanlığı’na dilekçe sundu.
Koçyiğit Meclis Başkanlığı’na verdiği dilekçede şu ifadelere yer verdi; “Kürtler Mezopotamya ve Ortadoğu coğrafyasının en eski ve en kadim halklarından biridir. Binlerce yıllık tarihsel, kültürel ve dilsel birikimi ile kuşaktan kuşağa aktararak bugüne gelmiş, kendi ulusal kimliğini ve dilini koruyabilmiştir. Üstelik bunu devlet olmadan başarabilmiş bir halktır. Kürtler bugün Türkiye, Irak, İran, Suriye, Ermenistan, Lübnan, Mısır, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Afganistan, Pakistan, Avrupa Birliği ülkeleri, hatta Japonya vb. birçok ülkeye dağılmıştır. Türkiye’de yaşayan Kürtlerin nüfusu 15 ila 20 milyon arasında değişirken dünya üzerindeki toplam nüfusunun 40 ile 50 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Kürtler hem nüfus bakımından hem de tarihsel ve kültürel miras açısından zengin bir halk olmasına rağmen başta Türkiye olmak üzere Irak, Suriye ve İran’da yıllardır inkâr ve asimilasyon politikalarına maruz kalmış, kültürel hakları yok sayılmıştır. Kürt dili egemen devletlerin asimilasyon ve inkâr politikaların sonucu her zaman yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Türkiye’de de Kürtçe dilinin kamusal alanda kullanımı ve anadilde eğitim hakkı “bölünme ve parçalanma” paronasıyla ret tavrına uğramış ve anayasal güvenceden yoksun bırakılmıştır. Devletin resmi tutumunu belirleyen bu politika, dilin geliştirilmesi için alınan gerekli tedbirler ise suç kapsamına alınmış, dil ile ilgili yapılan olumlu çalışmalar her dönem kriminalizasyonun bir parçası haline getirilmiştir.
Devletin resmî ideolojisine göre, Kürtçe dili bilinmeyen bir dil olarak kayıtlara geçirilmiştir. Oysa aynı devlet Kürtçe Kuran’ı Kerimi basmakta beis görmemiştir. Kamusal alanda yasak hatta cezalandırma konusu yapılan Kürt dili ile Kültür Bakanlığı Ahmed-i Xani’nin Mem û Zin eserini Kürtçe ve Türkçe yayınlamaktan iftihar duymuştur. Yine Mardin Artuklu ve Muş Alparslan Üniversitesi’nde hali hazırda Kürt Dili ve Edebiyatı eğitimi verilirken, TRT 6 Kürdi ile halen Kürtçe yayın yapılmaktadır. Aynı devlet, aynı hükümet lakin birbirine zıt ve birbirini yok eden pratikler sergilenmektedir.
1935 yılında Atatürk’ün emriyle Doğu ve Güneydoğu illerini, ilçelerini tek tek dolaşan dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün hazırladığı Kürt Raporu’nda; devletin Kürt diline ilişkin resmi politikasının asimilasyon olduğu bir kez daha teyit edilmişti. Kürtçenin bilinmeyen dil olarak kayıtlara geçtiği söz konusu raporda; “Türklerle Kürtler aynı okulda okumalıdır. Bu Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.” denilerek Kürtçenin asimilasyonu için yol gösterilmiştir. Devletin Kürt diline yaklaşımını belirleyen bu rapor, o günden bugüne bu politikasını sürdürmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 21. yüzyılda da başta Kürt dili olmak üzere farklı dil ve lehçelere karşı ayrımcı politikalarına devam etmektedir. Kürtçe bilinenden eski bir dil olmasına rağmen Türk hukuk sistemi tarafından da aşağılayıcı bir muameleye tabi tutulmuş ve bugüne kadar hiçbir yasal metinde, yönetmelikte ve hukuki belgede Kürtçe diline dair tek bir ibareye yer verilmemiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarında ve mahkeme zabıtlarında halen “bilinmeyen dil” olarak kayda geçirilmektedir.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, mahkemelerde Kürtçe savunma yapılmasının tutanaklara bilinmeyen dil olarak geçirilmesine “ya sen bin yıldır konuşulan bir dile nasıl bilinmeyen dil dersin?” diyerek haklı bir tepki göstermiş ve önemli bir konuya dikkat çekmiştir. Sayın Abdülhamit Gül’ün dikkat çektiği konu, Meclis çatısı altında Kürt Milletvekillerin konuştuğu her Kürtçe sözcük “bilinmeyen dil veya “ (x)” olarak tutanaklara geçirilmiş ve buna dair yapılan bütün itirazlara kabul edilmemiş ve gerekli düzeltme yapılmamıştır. En son Bingöl Milletvekilimiz Erdal Aydemir’in kendi anadilinde Zazaca genel kurul kürsüsünde yaptığı konuşma meclis tutanaklarına “x)” şeklinde kaydedilmiş olup, üstelik sırf anadilinde konuştuğu için bazı milletvekilleri tarafından “provakasyon” yapmakla suçlanmıştır.
96 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtçe ile ilgili “bilinmeyen dil” tanımlanması her şart ve zamanda hem mecliste hem de kamusal alanda geçerliliğini korumuştur. Artık Kürt dilinin “bilinmeyen dil” kategorisinden çıkarılması için yasama organı olan TBMM’nin harekete geçmesi gerekmektedir. Kürtçenin tutanaklarda “bilinmeyen dil veya üç nokta (x)” şeklindeki fazlaca ideolojik ifadelerin tutanaklardan temizlenmesi ve yerine eşyanın tabiatı gereği adıyla yazılması ahlaki ve siyasi bir sorumluluk gereğidir.
Sonuç olarak, Meclis tutanaklarından Kürtçe dili üzerindeki sansürün kaldırılarak Türkiye’deki tüm farklı dil ve lehçelerin yaşatılmasını ve korunması için gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz. Bu hususun Meclis Başkanlığı tarafından ivedilikle gündeme alınması ve sorunun çözümü noktasında sorumluluk alınmasını arz ve talep ederiz” ifadelerini kullandı.
 


Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Muş Manşet olarak belediye seçim anketi yapmalı mıyız?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Muş Manşet Gazetesi - Muş Haber - Yerel Haber - Son Dakika Haberleri - Güncel Haber - Muş Haberleri - Muş - 04 Ağustos 2020 Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV