03 Ağustos 2020 Pazartesi

“EN BÜYÜK ÖDÜLÜ VİCDANLAR VERİR”

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Mahir Barışan, "Eğitim camiamızda, çevresine göre farkındalık oluşturmuş ve herkesin takdirini almış, işini aşkla yapan, meslek ahlakı içerisinde örnek olan ve sözde olmayıp özde başarılı olmuş çalışanların haklarının gasp edilmeden hakkaniyet ölçüsünde kendilerine teslim edilmesidir"

22 Temmuz 2020 Çarşamba 19:18
“EN BÜYÜK ÖDÜLÜ VİCDANLAR VERİR”
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Mahir Barışan, "Eğitim camiamızda, çevresine göre farkındalık oluşturmuş ve herkesin takdirini almış, işini aşkla yapan, meslek ahlakı içerisinde örnek olan ve sözde olmayıp özde başarılı olmuş çalışanların haklarının gasp edilmeden hakkaniyet ölçüsünde kendilerine teslim edilmesidir"

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Muş İl Başkanı Mahir Barışan, kamu görevlilerine verilen başarı belgeleriyle ilgili açıklama yaptı.
Başarıyı, Ademoğlunun dünya yaratıldığından beri her alanda, her zaman diliminde, iş ve eylemin sonunda takdir beklediği sihirli kelime olarak tanımlayan Başkan Barışan, "Semavi dinlerde cennet başarı, cehennem başarısızlık değil midir? Bürokratik devlet düzeninde astların üstlerinden bekledikleri ödüldür başarı. Tabiatta, sosyal hayatta, resmi işlerde, her işin sonunda beklenilendir başarı. Elde edilen başarı bir cisimle sembolleştirilir. Bu bazen para, bazen madalya, bazen de belge ile olur. Tarih başarı ve başarısızlık örnekleri ile doludur. Bu konuda Sultan Mahmut'un kölesi İyaz’a ödediği maaş ders mahiyetinde ve yol haritası niteliğindedir. Sanatçının başarı belgesi aldığı ödüldür. Çiftçinin ki ise ürününün hasadıdır. Tüccarın bol kazançtır. Sporcunun madalya veya kupadır. Siyasetçinin iktidardır. Bilim adamının veya yazarın aldığı Nobel ödülüdür. Doktorun ödülü hastasının iyileşmesidir. Öğretmen için en büyük ödül öğrencisinin iyi bir yere gelmesidir. İdarecinin ödülü ise üstü tarafından taltif edilmesidir" dedi.
"Eğitim yılı sonunda İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri başarı belgesi ve ödül verilmesi noktasında mülki amirlere öneride bulunurlar" diyen Başkan Barışan şunları kaydetti, "Sağdan soldan duyduğumuz bilgilere göre ödül verilenler önerilirken başarıdan ziyade 'Tanırım iyi çocuktur' söylemi ve ricası doğrultusunda verilmiş. Çoğu zaman da kişisel sorunlara ve ihtiraslara kurban edilen emekler, hiçe sayılarak çalışanlar hayal kırıklığına uğratılmıştır. Bu konuda ister istemez sorgulamak istiyor insan. Ödül kime, kim tarafından ve niçin verilir? diye. Evet, amirin uygun göreceği çalışkan(?) ve farkındalık (?) oluşturmuş kişi veya kişilere veriliyor olması bunun şeffaflığının veya yerinde bir karar olduğunun sorgulanamayacağı anlamına gelmez. Bilakis kurum kültürü ve çalışma barışı acısından baktığınızda konunun ne kadar motivasyon üreteceği, ne kadar tahribata yol açacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Bu nasıl bir garabettir ki, okul müdürü, çalışma arkadaşlarının; müdür yardımcısının, öğretmeninin, neden başarı belgesi aldığını bilmiyor, bu durumdan bihaber. Ülke her anlamda, her alanda eski Türkiye’nin prangalarından kurtulurken, başarı liginde üst sıralara tırmanırken, proje üzerine proje üretirken, birçok badireyi kurullar vasıtasıyla atlatırken, bu değişim dönüşüme ayak uyduramamak ne hazin. İlimizin eğitim-öğretim seviye durumu ortada. İl ve ilçelerimizde bu kadar başarı belgesi ve ödül almış kişiler varken ilerleyemeyiz, yerinde saymamız sizce de garip değil mi? Özellikle ilçelerimiz özelinde iş yükünü alt kademedeki memurların ve öğretmenlerin yüklendiğinin; ama ödülün üst amirlere verildiğinin haberinin gelmesi ne kadar adil ve hakkaniyete uygun? Tabii ki de hak eden kim olursa olsun, hangi makamda olursa olsun ödüllendirilmesi kadar doğal olan bir durum yoktur. Fakat son zamanlarda verilen başarı belgeleri maalesef ön yargılardan ve adam kayırmalarından kendimizi alamadığımızın göstergesi. Haliyle bu durum vicdanları heyecana getirmektense yaralamaktadır. Pandemi sürecinde her türlü zorluğa ve sıkıntılara rağmen yılmadan çalışan ve 'öğretmenler yatarak maaş alıyor hiçbir iş yapmıyor' safsatasına inat kendilerini riske eden eğitim camiasını ödüllendirmek çok da zor olmasa gerek. Analarının ak sütü gibi helâl bir ödül almış olmaları tüm vicdanların alkışını almış olmaz mı? Evet, ümidimiz odur ki, eğitim camiamızda, çevresine göre farkındalık oluşturmuş ve herkesin takdirini almış, işini aşkla yapan, meslek ahlakı içerisinde örnek olan ve sözde olmayıp özde başarılı olmuş çalışanların haklarının gasp edilmeden hakkaniyet ölçüsünde kendilerine teslim edilmesidir. Ayrıca ödül alanlar hangi çalışmalar sonucunda bu ödülleri almışlar, hangi farkındalıklar oluşturmuşlar şeklinde İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin web sayfalarında paylaşılması vicdanları daha da rahatlatmış olacak ve şeffaf bir yönetim anlayışı ortaya konulmuş olacaktır. Bu durum çalışanların gelecek yıllarda teşvik ve motivasyonuna olumlu katkı sağlayacak, bu şekildeki uygulama gelecek yıllara örneklik teşkil etmiş olacaktır. Unutulmamalıdır ki en büyük ödülü vicdanlar verir. Biz hiçbir vicdan örselenmesin ve öfkelenmesin isteriz. Yeter ki Hak yerini bulsun, gönüller huzur dolsun."
 


Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Muş Manşet olarak belediye seçim anketi yapmalı mıyız?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Muş Manşet Gazetesi - Muş Haber - Yerel Haber - Son Dakika Haberleri - Güncel Haber - Muş Haberleri - Muş - 30 Temmuz 2020 Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV