14 Aralık 2018 Cuma

BATININ TRUVA ATLARI: İNSAN HAKLARI VE IŞİD

07 Kasım 2014, 17:44
BATININ TRUVA ATLARI: İNSAN HAKLARI VE IŞİD
Dr. Şerafettin EKİCİ
İslam Dünyası Ortadoğu çemberinde tarihi bir süreci yaşıyor. Bugüne kadar olanlar hep önemliydi. Ama şimdi daha da önemli... Emperyalist güçlerin hayalinde şekillendirip, çatışmalarla ortamını hazırladığı şekillenmeye şimdi mühür basmak istiyor. Evet, dünyanın en eski coğrafyasına yeniden cetvelle, pergelle biçim vermeye çalışıyorlar ki diktikleri elbise uysun.
İsrail saldırıları ile IŞİD’in paralel seyrinin nedeni de budur. Artık aşikâr ki IŞİD batının emperyalizmine hizmet eden bir örgüt. Türkiye’nin desteklediği yönünde oluşturulan imajın nedeni de bir algı operasyonuydu. IŞİD'in içinde gizlenmiş bir planın ön uygulanma hazırlığı var.
Batının orta doğuya yönelik insan hakları, demokrasi ve hümanizm söylemleri de onlar için “Truva atı” niteliğindedir. Aslında böyle bir dertleri yoktur. Evrensel hukukun ilkeleri kendi çıkarlarına dokunduğu noktada geçersizleşmektedir. Onun için Kürtlerinde, Türklerinde, Araplarında bu konuda kendi hukuk sistemlerini batının refleksi olmadan gerçekleştirmeleri gerekir.
İnsan katliamı üzerinden yapılan ajitasyon, özellikle İslami kılığa büründürülmüş IŞİD benzeri örgütlerle, İslamofobi duygusunu batıda körüklemek amaçlıdır. Kendilerinin yaptıkları katliamlara ise bir gölge oluşturup meşruiyet kazandırıyorlar. Ve bu meşruiyeti sosyal psikolojinin kuralları çerçevesinde, toplumların bilinçaltına işliyorlar. Bu propagandaya katliama uğrayanlar bile inanır duruma geliyor.
BİZ NE YAPMALIYIZ?
Kendi çözüm sürecimize sonuna kadar sahip çıkmalıyız. Bize sunulan batı kaynaklı reçeteler bizim sömürülmemiz için uyuşturucu niteliğindedir. Üzerinde hakların yazıldığı ama yutulduğunda hukuksuzluk ve çatışmalara iten saldırganlaştırsan bir ilaç gibidir. O zaman yeniden “Temel Haklar” kitabını elimize alıp vicdanımızı önümüze koyup kaleme dökmeliyiz.
Bizim adil sultanlarımızın, boyun bükmediği için despotlukla suçlanıp, bize korkunç şekillerle anlatanların bize verdikleri hukuk metinlerinden, çatışmanın ötesinde bir şey çıkmayacağını yüzyıldır görüyoruz.
O zaman yeniden kendi uçağımız gibi kendi anayasamızı oluşturmalıyız. Birbirimizi dinlemeliyiz. Bize hastalık sunan çevrelerden şifa beklememeliyiz.
Bizim için İngiltere, Gladston’un islamofobi-Türkofobi’yi dünyaya yayan ve haçlı zihniyetini sefere çağıran aynı İngiltere’sidir. Ki bunu Tony Blair, “ben ilhamımı Gladstone’den alıyorum” dediğinde itiraf etmişti. Her türlü sempatik davranışın arkasından hiçbir zaman vazgeçmedikleri emellerine ulaşma gayretlerinin olduğunu görüyoruz.
Bizim için elzem olan çözüm sürecini, karşılıklı samimiyet ve iyi niyetli gayretlerle sürdürmek ve “Yeni Türkiye”yi hayallerin en geniş temel haklarının olduğu, sosyal adaletin uygulandığı bir ülke konumuna getirmek olmalıdır..
Eğer biz bölünüp küçük parçalar halinde çatışırsak, hiçbirimize hayat hakkı tanınmayacağını ve sadece kaynakları sömürülen ve fakirlik ve dilencilikle herkese muhtaç bir hale geleceğiz.
Biz kucaklayan, toparlayan, paylaşan bir duyguyu etrafımıza yayalım. Büyüyerek bu coğrafyayı istiladan kurtaralım. Yoksa istilacılar bizi bu coğrafya da çok daha mağdur ve mazlum duruma düşürecekler..
 


Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
    HAVA DURUMU
    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
    Muş Manşet olarak belediye seçim anketi yapmalı mıyız?

    EN ÇOK YORUMLANANLAR
    BUGÜN
    BU HAFTA
    BU AY
    SPOR TOTO SÜPER LİG
    Tür seçiniz:
    e-gazete
    • Muş Manşet Gazetesi - Muş Haber - Yerel Haber - Son Dakika Haberleri - Güncel Haber - Muş Haberleri - Muş - 14 Aralık 2018 Manşeti
    SENDE YAZ
    Ziyaretçi Defteri
    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    Ziyaretçi Defteri
    ARŞİV